MEDYA VE İLETİŞİM BÖLÜMÜ

Medya ve İletişim Bölümü Mezunları

Ceylan OLCAŞ  

Medya ve İletişim Bölümü, 2008 Mezunu

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü ÖSS’de ilk tercihimdi. Liseden beri “televizyoncu” olmayı istedim. Bu sektörü az çok bilenler neden İzmir diye sorabilir ancak bu soruya cevap veremem; sanırım izmir’i bir süre daha bırakmak istemedim. Üniversitenin ikinci yılından itibaren NTV İzmir Bürosu’nda çalışmaya başladım. Aslında stajdı ancak her gün orada olabildiğince çok saat geçirmeye çalışınca adı belki de “çalışmak” oluyor. Herkesin yakalayamadığı bu şansı, bir hocam sayesinde yakaladım. Onun yönlendirmesiyle sektöre biraz daha erken girebildim. Bu konuda zaman zaman ailemin baskılarıyla karşılaştım; burslu okuduğum için notlarımın düşmesinden korkuyorlardı ama ben orada olmayı, birşeyler öğrenmeyi, sahaya çıkıp haber toplamayı, yeni insanlarla tanışmayı, onların hikayelerini dinlemeyi çok sevdim ve pes etmedim. NTV’de yaklaşık 2,5 sene çalıştıktan sonra üniversite hayatımın da sonuna geldiğimde gerçekten ne yapmak istediğime karar vermem ve iş bulmam gerektiğini farkettim. Şimdi o 2,5 senenin karşılığını aldığıma inanıyorum, her dakikasına değdi. Üniversite biter bitmez kendimi İstanbul’da buldum. Burayı seçtim çünkü bu şehirde mesleğimde daha çok ilerleyebileceğimi düşündüm. CNBC-e’de çalışmaya başlayalı henüz 1 sene oldu, yavaş yavaş alışıyorum. Artık ailemden ve İzmir’den uzak olsa da tamamen kendime ait bir hayatım var, ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum, kısacası çok mutluyum…
 


Selin BAYRAKTAR

Medya ve İletişim Bölümü, 2010 Mezunu

Sene 2005… Lise yıllarında tiyatrocu olmak isteyen ben, pek değerli büyüklerimin “O işte para yok” diye ısrarla geleceğimi dürtüklediği sıkıntılı bir sınav dönemindeyim. Derken 3 saatte her şeyi oldu bittiye getiren ‘sınama’nın ardından İstanbul maceramı başlamadan bitirip İzmir’e, İEÜ’ye kapak attım. Burslu okuma avantajı seçimin en parlak yanıydı. Peki niye Medya ve İletişim… Baktım tiyatro güzel fakat gerçekleşemeyecek bir hayal, dedim nedir yakın olan, elbette sinema! Evet, bu kadar düz mantık… Nasıl geçtiğini bilmediğim bir hızla kendimi 2. sınıfta buldum. Derslerden Gazeteciliğin İlkeleri, sınıfı doldurmuş onlarca ‘yönetmen adayı’ bunalıyor da bunalıyor. Sevgili Tuğrul Hoca soruyor: Kimler ileride gazetecilikle uğraşmak istiyor? Hüsran… Gelin görün ki, iki dönemlik ‘gazetecilik, idealistlik ve hayat’ dersi sonunda, bir de İstanbul’dan görmüş gelmiş Tuğrul Hoca’nın sektörden gerçek hikâyeleriyle, senenin başındaki soruya cevap niteliğindeki parmaklar hatrı sayılır bir sayıya ulaştı. Evet, o parmaklardan biri de benimkiydi; yeni ve hakiki hayalimse, tekelci, gündem yapıp bozan, çok kısaca ‘dinozor’ medyada küçük ideallerimle yer alabilmek ve hakiki (!) gündemi bilip, bildirmekti. Bu ideal, diğer iki senede daha da büyüdü; bir taraftan Radikal ve Akşam gazetelerinde yaptığım stajlarla içimde sektöre karşı büyük ama hırslandıran korkular gelişti, diğer yandan katıldığım toplumsal cinsiyet, BİA gibi atölyeler ve ardından gelen, hak ve insan odaklı haber sitemiz haberfabrikasi.org ile birlikte, ‘dinozorların’ gölgesinde kalan ‘ötekileri’, gerçek bizi gördüm; konuşulması gereken asıl gündemi öğrendim ve kısaca yapılabileceklere karşı umutlandım.

Sene 2010… Annemin bildiği ama inanmadığı, beni tatmin eden şeylere karşı geliştirdiğim başarı yanımla tam gazla, sevdiğim dersleri, sevdiğim hocalardan almanın da verdiği kuvvetle, sonucunda bana bir adet Nutuk ve camdan bir plaket kazandıran ‘bölüm birinciliği’ sıfatımla mezun oldum. Açıkçası, bu ‘başarı hikâyesi’ni oluşturan iki etkenden biri hocalarımdı; yani İletişim Fakültesi’nin idealist ve açık görüşlü emektarları. Diğeriyse, naçizane çabalarım… Final haftasının son günü, Devrim Hoca’nın dersi için binlerce kelimelik bir essay’i uykusuz kalarak yazdım, 2 gün sonra ise İstanbul’da, Akşam Gazetesi’ndeki masamda editörlük yapıyordum…

Kimi zaman üstlendiği 4. kuvvet tesirini en beter şekilde kullanan ve dev patronların elinde adeta oyuncak olan gazetecilik, kimi zamansa vicdanının sesiyle üstlendiği görevin hakkını vererek ülke ve dünya gündemini belirlemeye ve yansıtmaya devam ediyor. Bense, vicdanımı ve ideallerimi en önde tutmaya çalışıyorum, burada veya başka bir gazetede. İşe başlayalı 4 ay oldu, şimdilik umutluyum.
 


Elif EGELİ

Medya ve İletişim Bölümü, 2010 Mezunu

İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi – Medya İletişim Bölümü’nden 2010 senesinde bölüm ikincisi olarak mezun oldum. Bölümde okuduğum sürece zorunlu stajım dışında iki staj daha yaptım ve yaz tatillerimi bu şekilde değerlendirdim. Başından beri kafamda İstanbul’da çalışmak vardı; çünkü medyanın kalbi bu şehirde atıyor. İlk stajımı Show TV Ana Haber’de prodüksiyon departmanında yaptım. Daha sonra Publicis Yorum Reklam Ajansı’nda müşteri temsilciliği stajı yaptım. Son stajımıysa şu anda çalışmakta olduğum yer olan Fox International Channels’da yaptım ve stajım bittikten sonra da burada çalışmak istediğime karar verdim. Mezun olmadan önce başvurumu yapmıştım, iyi bir staj dönemi geçirdiğim için kadro açılır açılmaz işe başladım. Burada 16 Ağustos’tan beri çalışıyorum ve yayın akışını yapıyorum. Foxlife ve Fx isimli dizi kanallarının programlama koordinatörüyüm. Yoğunluğu çok fazla olsa da fazlasıyla keyif aldığım bir işim var. Özellikle ikinci yabancı dil olarak aldığım İspanyolca’nın çok yararını gördüm. Profesyonel hayata bir an önce atılmak verdiğim en doğru kararlardan biriydi..

Merve GÜREL

Medya ve İletişim Bölümü, 2008 Mezunu

Lisans eğitimimi İstanbul’da değil de İzmirde yapıyorum diye başlarda üzülüyordum ancak sonra üzülmeyi bir kenara bıraktım ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde; eğitimin, eğlencenin ve sosyalliğin tadını çıkarttım. Bazen İzmir insana dar gelir. Bu düşünceleri kafamdan bir süreliğine uzaklaştırdım ve aldığım medya iletişim eğitimine faydalı olacak klüplere ve organizasyonlara katıldım Bu konuda Üniversitemizin sunduğu imkanların genişliğini anlatmak mümkün değil. Yeri geldi paneller düzenledik, yeri geldi elimizde kameralarla koşturduk. Çektiğimiz klipler, haberler, ve programlar da cabası…4 senelik eğitimimin sonunda İzmir Ekonomi Üniversitesi mezunu olmanın gururuyla ‘Artık İstanbul’a hazırım’ dedim. Şu anda Galatasaray Üniversitesi’nde Radyo ve Televizyon Yayıncılığı üzerine yüksek lisans yapıyorum ve kendimi televizyon kanallarında çalışmak istediğim görevlere hazırlıyorum. Kısacası İzmir Ekonomi Üniversitesi ve beni yönlendiren hocalarım sayesinde tam olmam gereken zamanda olmam gereken yerdeyim.